Anasayfa / Ev-Dekorasyon / Present Perfect Continuous Tense

Present Perfect Continuous Tense

FUTURE PERFECT CONTINUOUS TENSEGELECEKTE BİTMİŞ ZAMANDA SÜREKLİLİK

Türkçede “Süregelen Gelecek Öncesi Zaman” şeklinde ifade edebileceğimiz bu tense’i “…den beri yapıyor olacağım” biçiminde tercüme edebiliriz. Bu tense’de future olduğu için “will”, perfect olduğu için “have” ve continuous olduğu için de “be + Ving” kullanılır.

 

1. Structure: Yapı
I
We
shall ( ‘ll )

 

will ( ‘ ll )

have been going.Gitmekte olacağım.
Gitmekte olacağız.
Gitmekte olacaksın(ız).
Gitmekte olacaklar.
Ali ve Kemal gitmekte olacaklar.
Çocuklar gitmekte olacaklar.
Gitmekte olacak. ( O erkek)
Gitmekte olacak. ( O kız )
Gitmekte olacak. ( O cansız ya da hayvan)
Ahmet gitmekte olacak.
Ayşe gitmekte olacak.
Kedi gitmekte olacak.
You
They
Ali and Kemal
The children
He
She
It
Ahmet
Ayşe
The cat

Olumsuz yaparken

I
We
shall not ( shan’t )

 

will not ( won’t )

have been going.Gitmekte olmay / acak / acağım / acağız / acaksın(ız) /acaklar.
You
They
He
She
It

Soru yaparken

Shall

 

Will

I
we
have been going?Gitmekte olacak / mı / mıyım / mıyız / mısın(ız) / lar mı?
you
they
he
she
it

Olumsuz soru yaparken

Shall
Will
I
we
notShan’t

 

Won’t

I
we
have been going?Gitmekte olmayacak / mı / mıyım / mıyız / mısın(ız) / lar mı?
you
they
he
she
it
you
they
he
she
it

Kısa cevaplar
Future perfect tensteki gibidir.

2. Usage:  Kullanıldığı yerler

Bu zaman ile future perfect arasındaki ilişki aynen present perfect ile present perfect continuous arasındaki ilişki gibidir.

Devam ediyor vaziyette olan olaylar ve sayı, miktar ve kaç defadır olduğu söylenmeksizin aralıklarla yapılan olayları anlatmada biz bu zamanı kullanırız.

Bu zamanın da bir continuous olduğunu göz önüne alarak present continuous konusunda anlatılan continuous zamanlarla kullanılmayan fiilleri gözden geçirmekte fayda var.
Bu zaman future continuousun yerine kullanılabilir.

By the end of this year he will have been giving private courses for ten years.
Bu yılın sonunda on yıldır özel ders veriyor olacak.

By this time next Monday she will have been talking with her friends.
Gelecek pazartesi bu vakitler arkadaşlarıyla sohbet etmekte olacak.

When I am in this crowded city you will have been enjoying yourself. Ben bu kalabalık şehirdeyken sen gününü gün ediyor olacaksın.

Using "Will"

PositiveNegativeQuestion
I will have been sleeping. You will have been sleeping. We will have been sleeping. They will have been sleeping. He will have been sleeping. She will have been sleeping. It will have been sleeping.
I will not have been sleeping. You will not have been sleeping. We will not have been sleeping. They will not have been sleeping. He will not have been sleeping. She will not have been sleeping. It will not have been sleeping.
Will I have been sleeping? Will you have been sleeping? Will we have been sleeping? Will they have been sleeping? Will he have been sleeping? Will she have been sleeping? Will it have been sleeping?

 
.................
Present Perfect Continuous Tense

İngilizce geçmişte devamlılık belirten zaman

İngilizce'de “Present Perfect Continuous Tense” bir işin şimdiye kadar yapıldığını ve şu anda da devam ettiğini anlatır.

“Present Perfect Continuous Tense” cümleleri kurabilmek için özneden sonra “have” yardımcı fiili ve daha sonra “to be” yardımcı fiilinin üçüncü şekli ve asıl fiilin + ing almış hali getirilir.
Özne1. yardımcı fiil2. yardımcı fiilAsıl fiil + ing
I
have
been
working
Ben çalışmaktayım.

I have been walking all afternoon.
Bütün öğleden sonra yürümekteyim.

He has been studying English since 2 o’clock.
O, saat 2’den beri İngilizce çalışmaktadır.

They have been travelling since last month.
Onlar geçen aydan beri seyahat etmektedirler.

He has been teaching English for five years.
O, beş yıldır İngilizce öğretmektedir.

He has been working there for a long time.
O, orada uzun zamandan beri çalışmaktadır.

“Present Perfect Continuous Tense” ile olumsuz cümle kurarken, “have” yardımcı fiilinden sonra “not” eki getirilir.

I have not been working here for five years.
Ben beş yıldan beri burada çalışmakta değilim.

It has not been raining for three hours.
Üç saattir yağmur yağmamaktadır.

“Present Perfect Continuous Tense” ile soru cümlesi kurarken “have” yardımcı fiili başa alınır.

Has she been swimming for twenty minutes?
O, yirmi dakikadan beri yüzmekte midir?
Have you been sitting on the wall for two hours?
İki saatten beri duvarın üzerinde oturmakta mısınız?

“Present Perfect Continuous Tense” ile “Present Perfect Tense” ile karşılaştırması:

I have written. (Present Perfect Tense)
Yazdım. (Yazmış bulunuyorum.)

I have been writing. (Present Perfect Continuous Tense)
Yazmaktayım.
What have you been doing?
Ne yapmaktasın?

I have been working.
Çalışmaktayım.

Present Perfect Tense ile,
What have you done?
Ne yaptın?

Diye sorulduğunda karşımızdakinin yaptığı Işin sonucu ile ilgileniliyor demektir. Fakat,

Present Perfect Continuous Tense ile,
What have you been doing?
Ne yapmaktasın?

Diye sorulduğunda ise onun vaktini ne yaparak geçirdiği ile ilgileniliyor demektir.

He has lived here for five months. (Present Perfect Tense)
O, burada beş ay yaşadı.

He has been living here for five months. (Present Perfect Continuous Tense)
O, burada beş aydır yaşamaktadır.

1. Örnekte konuştuğunuz anda, yapılan iş bitmiş bulunuyor.
2. Örnekte ise, iş şimdiye kadar yapılmış ve hâlâ devam etmektedir.

I have poured one cup of olive oil into the pan in order to fry potatoes.
Patatesleri kızartmak için tavaya bir fincan zeytinyağı döktüm.

I have been pouring one cup of olive oil into the pan in order to fry potatoes.
Patatesleri kızartmak için tavaya bir fincan zeytinyağı dökmekteyim.

Birinci örnekte “tavaya bir fincan yağ döktüm, yetti” anlamı çıkıyor. İkinci örnekte ise “durmadan yağ koyuyorum” anlamı çıkıyor.

He has lived in İstanbul for many years.
O, birçok yıllar İstanbul’da yaşadı. (şimdi başka yerdedir.)

He has been living in İstanbul for many years.
O, birçok yıldan beri İstanbul’da yaşamaktadır. (halen İstanbul’dadır.)

I have been sitting in the room for an hour.
Bir saattir odada oturmaktayım.
How long have you been studying English?
Ne kadar zamandır İngilizce çalışmaktasınız?

I have been studying English for three years.
Üç yıldır İngilizce çalışmaktayım.
How long has it been raining?
Ne kadar zamandır yağmur yağıyor? (yağmaktadır?)
It has been raining for two hours?
İki saattir yağmur yağıyor. (yağmaktadır.)

The baby has been crying ever since she got up.
Bebek kalktığından beri ağlamaktadır.

Burada “ever” kelimesi “since”in anlamını kuvvetlendirmektedir. Söyleyene zamanın çok uzun gibi geldiğini anlatıyor.
How long have you been waiting?
Ne kadar zamandan beri beklemektesiniz?

I have been waiting ever since lunch.
Öğle yemeğinden beri beklemekteyim.


Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !
Bu içeriği duvarında Paylaş
  • Bu içeriği arkadaşlarınla paylaş!
  • Yeni içerikler bul!