Anasayfa / Spor / İslam Dininde Evlilik

İslam Dininde Evlilik

Kadın ve erkeklerin bir araya gelmesinden kendilerinin ve içerisinde
yaşadıkları cemaatin çıkarlarını ilgilendiren birtakım ilişkiler
meydana gelir. Bunlar; toplumda alış-veriş, icare ve vekalet gibi
işleri yerine getirmek için bir araya gelişlerden kaynaklanan
problemlerin dışındaki işlerdir.

Bu ilişkilerin sadece evlilikten ibaret olduğu akla gelebilir. Hakikatte evlilik, bu ilişkilerin bir tanesidir. İlişkiler sadece evliliği değil, daha birçok şeyleri de
kapsamına alır. Bunun için nevi içgüdüsünün tek görüntüsü sadece cinsi
birleşme değildir.

Analık, babalık, kardeşlik, oğulluk, dayılık, amcalık gibi hususların hepsi nevi içgüdüsünün tezahürleridir. Bundan dolayı erkek ve kadınların bir araya gelmelerinden meydana gelen ilişkiler, analık, babalık ve diğer hususları da içine alır. İctimai nizam, evliliği kapsadığı gibi bu hususları da kapsar. Şeriat; oğul
olma, ana ve baba olma ile ilgili hükümler getirdiği gibi evlilikle
ilgili hükümler de getirmiştir.

Ancak bu ilişkilerin aslı evliliktir. Diğer hususlar bu aslın dalları
konumundadır. Evlilik olmadığı zaman babalık, oğulluk, analık ve diğer
müesseseler meydana gelmez.

Bundan dolayı evlilik bütün bu hususların aslını teşkil eder. Düzenleme açısından diğer hususlar bu temelden kaynaklanır. İhtiyacı hissetmek, insanı doğal olarak bu ihtiyacı doyurmaya sürüklediği gibi bu duygu aynı zamanda insanı cinsi
birleşmeye de sürükler.

Analık ve evlatlık duyguları da aynen cinsi duygular gibi tatmin olmak isteyen duygulardır. Hepsi karşılanmak ister. Evlilik, analık, babalık ve evlatlık gibi duyguların hepsi nevi içgüdüsünün tezahürlerindendir. Bu türden duyguların tümü nevi
içgüdüsünden kaynaklanan duygulardır. Cinslerin birbirleri hakkındaki düşünceleri ile birbirlerine karşı yöneliş olur.

Evlilik; erkeklik ve kadınlık ilişkilerinin düzenlenmesidir. Diğer bir
ifade ile erkek ve kadın arasındaki cinsi birleşmenin özel bir nizam
ile düzenlenmesidir.

Bu özel düzen; erkek ve kadın arasındaki cinsi ilişkilerin muayyen bir şekilde düzenlenmesini ve nesillerin yalnızca bu özel düzenlemenin ürünü olmasını gerektirmektedir. İnsan türünün çoğalması bu nizam ile gerçekleşir. Yuva, bu nizama göre kurulur. Özel hayatın tanzimi, bu esasa göre cereyan eder.

Bu nedenledir ki İslâm, evliliği teşvik etmiş ve emretmiştir. İbni
Mes' ud' dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (s.a.v.) şöyle
buyurmuştur:

"Ey gençler topluluğu; sizden kim evlenmeye güç yetirirse evlensin.
Zira evlenmek, gözü ve mahrem yeri en çok koruyandır. Kim de evlenmeye
güç yetiremezse oruç tutsun. Zira oruç şehvetten uzaklaştırır, şehveti
kırar." Katede' nin Hasan' dan, onun da Semure' den rivayet ettiğine göre:



"Nebi (s.a.v.) evlenmemeyi yasaklamıştır." Katede: "Şüphesiz biz,
sizden önce peygamber gönderdik ve onlara zevce ve çocuklar verdik"
mealindeki ayeti okudu. Hadiste yer alan kelimesi, nikâhlanmamak yani
evlenmemek anlamına gelmektedir. Ebu Hureyre Nebi (s.a.v.)' den şunu
rivayet etmektedir:

"Üç kişiye yardım etmek Allah' ın üzerindeki bir haktır: Allah yolunda
cihad eden kimse, namuslu olmayı arzu ederek nikahlanan (evlenen)
kimse, borcunu ödemek isteyen sözleşmeli köle." Yine Rasulullah
(s.a.v.) şöyle buyurmaktadır:

"İslamda ruhbanlık yoktur." Ruhbanlık ve evlenmemek; kadınlarla cinsi
ilişkiyi koparmak, Allah' a ibadetle meşgul olmak amacıyla nikâhı yani
evlenmeyi terk etmek demektir. Oysa Kur' an' da evlenmeyi emreden sarih
ayetler vardır. Yüce Allah şöyle byurmaktadır:

"Kadınlardan; ikişer, üçer ve dörder evleniniz."

"İçinizden bekarları ve kölelerinizden, cariyelerinizden salih olanları evlendirin."

İslâm; bâkire, doğuran ve dindar olan kadın ile evlenmeyi teşvik
etmiştir. Enes (r.a.), Nebi (s.a.v.)' in evlenmeyi emrettiğini,
evlenmeyip bekar yaşamayı şiddetle yasakladığını rivayet eder ve şöyle
der:

"Çok seven ve doğurgan kadınlarla evlenin. Çünkü ben (kıyamet günü)
diğer nebilere karşı sizin çokluğunuz ile övüneceğim." Ma’kıl b.
Yesar' dan: Dedi ki:

"Bir adam Nebi (s.a.v.)' e geldi ve şöyle dedi: Ben nesebi ve güzelliği
olan bir kadına aşık oldum. Fakat o, doğurmuyor. Onunla evleneyim mi?
Allah' ın Rasülü: Hayır, dedi. İkinci kez gelerek, yine aynı şeyi
söyleyince, yine: Hayır, dedi. Üçüncü kez, ona geldi ve aynı şeyi
sordu. Allah' ın Rasülü: "Çok seven ve doğurgan kadınlarla evlenin.
Çünkü ben (kıyamet günü) sizin çokluğunuz ile övüneceğim." Cabir' den:
Nebi (s.a.v.) şöyle dedi:

"Ey Cabir, sen bakire ile mi yoksa dul ile mi evlendin? dedi. Cabir:
Dul ile, dedi. Bunun üzerine Allah Rasülü: Bakire ile evlenseydin ya.
Sen onunla oynar, o da seninle oynardı." buyurdu. Ebu Hureyre Nebi
(s.a.v.)' den şu hadisi rivayet etmektedir:

"Kadın, dört şeyi için nikâhlanır: Malı, nesebi, güzelliği ve dini
için. Sen, dindar olanı tercih et ki ellerin toprağa değsin
(fakirlikten kurtulasın)"

Evlenmek isteyen erkeğin; bakire, soyu sopu belli bir aileden ve dindar
olanını seçmesi mendubtur.

Ayrıca nefsini koruyabilmesi için, güzel olanını tercih etmesi lazımdır. Faziletli, takva ve şerefli olanı tercih ideal olanıdır. Fakat bunlar, nikâhın şartları olmayıp, müstehab ve efdal olanıdır. Yoksa erkek, hoşuna giden kadını seçme yetkisine
sahip olduğu gibi kadın da razı olacağı erkeği seçme hakkına sahiptir.

Eşler arasında denklik meselesinin şeriatta aslı yoktur. Bu konuda,
uydurulmuş hadislerden başka herhangi bir delil yoktur. Zira bu düşünce
Kur' an-ı Kerim' e ve sahih hadislere ters düşmektedir.

Müslüman her kadın, herhangi bir Müslüman erkeğe denk olduğu gibi, her Müslüman
erkek de herhangi Müslüman bir kadına denktir. Mal ve nesebteki
farklılıkların herhangi bir değeri yoktur. Bir çöpçünün oğlu, emirü' l
mü’mininin kızına denk olduğu gibi, berberin kızı da emirü' l mü’mininin
oğluna denktir. Böylece Müslümanlar, birbirine denktirler. Cenabı Allah
şöyle buyurmaktadır:

"Allah katında en keremli olanınız Allah' dan en fazla korkanınızdır."
Nebi (s.a.v.) halasının kızı ve aynı zamanda da Kureyş' in ileri
gelenlerinden olan Zeyneb binti Cahşı azadlı kölesi Zeyd b. Harise ile
evlendirmiştir. Abdullah b. Büreyde, babasından rivayet ettiğine göre:


"Genç bir kız Rasulullah (s.a.v.)' e geldi ve şöyle dedi: Ya Rasulullah!
Babam, kendi itibarını yükseltmek için, beni kardeşinin oğlu ile
evlendirdi. Bunun üzerine Allah Rasülü evlenme işini kıza bıraktı.
Ardından kız şöyle dedi: Ben, babamın teklifini yerine getirdim. Fakat
ben, (bu meselede) babaların kızlarını (zorlama) hakları olmadıklarını
kadınlara öğretmek istedim." Bu hadis, kızının rızası olmadan babasının
onu evlendirdiğini göstermektedir. Fakat kızın bu evliliğe rızası
yoktur. Ancak kızın bu hoşnutsuzluğu evlendiği kimseyi kendisine denk
görmemesinden kaynaklanmamaktaydı.


Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !
Bu içeriği duvarında Paylaş
  • Bu içeriği arkadaşlarınla paylaş!
  • Yeni içerikler bul!