* Mastarlar Türkçe’de fiilleri tarif ederken kullanılan “gelmek”, “gitmek”, “okumak” gibi fiilin “-mek”, “-mak” eki ile beraber kullanılan ve cümlede isim gibi görev yapan şeklidir. İngilizce’de bunlara “infinitive”ler adı verilir. * Örneğin, “to go, to come, to read”. Bunlar cümle içinde özne veya nesne görevi yaparlar. Fiil gibi değil, isim gibi düşünülmelidirler. * I want an apple. Bir elma isterim. * Bu örnekte “direct object” yerinde bulunan isim “apple”dır. Bunu kaldırıp bunun yerine bir “infinitive” konursa; * I want to swim. Yüzmek isterim. * I want to travel. Seyahat etmek isterim. * I want to sleep. Uyumak isterim. * “infinitive”lerin cümlede özne olarak kullanılışı; * Butter is very useful for children. Tereyağ çocuklar için çok faydalıdır. * Bu cümlenin öznesi yerindeki “butter”ın yerine bir “infinitive” konulabilir. * To swim is very useful for children. Yüzmek çocuklar için çok faydalıdır. * Unutmayınız mastar yani “infinitive”ler “to” ile birlikte olduklarından bunlar fiil gibi kullanılamazlar. Bunlar fiillerin ham maddesi gibidirler. Ancak -mek, -mak anlamına gelen “to” kaldırılınca fiil olurlar. * I like to study English. İngilizce çalışmaktan hoşlanırım. * My father forgets to take his key everyday. Babam hergün anahtarını almayı unutur. * Would you like to visit the museum? Müzeyi ziyaret etmekten hoşlanır mısınız? * Would you like to take a cup of coffee? Bir fincan kahve ister miydiniz? * Do you want to leave early? Erken ayrılmak ister misiniz? * We hope to learn English this year. Bu sene İngilizce öğrenmeyi ümit ediyoruz. * Please try again to telephone your father. Lütfen babanıza telefon etmeyi tekrar deneyin. * Will you help me to move the table? Masayı çekmeme yardım eder misiniz? * Türkçe’de daha çok dilek ve istek bildirmek için kullanılan bir çatı kurmak için gerekli olan özne ve nesne durumundaki zamirler aşağıda liste halinde verilmiştir. * Özne durumunda bir zamir
+ verb + (fiil)
Nesne durumunda bir zamir
+ infinitive (mastar)
I me you you he him she her it it we us you you they the * * * I have told them to come. Onlara gelmelerini söyledim. * * Will you invite him to come to our party? Onu bizim partiye gelmesi için davet edecek misiniz?
Who begged my mother to cook spinach? Ispanak pişirmesi için anneme kim yalvardı? * The doctor advised me to drink orange juice. Doktor portakal suyu içmemi tavsiye etti. * My father wants me to be a doctor. Babam doktor olmamı ister. * Ayşe’s mother must not allow her to swim in winter. Ayşe’nin annesi onun kışın yüzmesine müsade etmemelidir. * I asked my sister to help me. Kızkardeşimden bana yardım etmesini istedim. * Will they help you to push the car? Onlar senin arabayı itmene yardım edecekler mi? * Tell him not to open the door. Ona kapıyı açmamasını söyle. * Tell him to open the door. Ona kapıyı açmasını söyle. * Ask him to tell you his name. Onun size ismini söylemesini isteyiniz. * I let the bird fly. Kuşu uçurdum. (salıverdim) * NOT: Cümlede fiil “let” olduğu zaman “infinitive” kesinlikle “to” almaz ve “to” almadan kullanılır. * I will not let them fight. Bırakmayacağım, kavga etsinler. * Let them swim. Bırak yüzsünler. * You always speak, let me speak a little. Daima sen konuşursun (konuşuyorsun), bırak biraz ben konuşayım. * Let him cry. Bırak onu, ağlasın. * Let us go. Haydi gidelim. * NOT: Let us “haydi” anlamına kullanılır. * I made him laugh. Onu güldürdüm. * That play made me think. Bu oyun beni düşündürdü. * The photographer made the child laugh. Fotoğrafçı, çocuğu güldürdü. * “Make” fiilinin bir özelliği: Kendisinden sonra “to”suz bir “infinitive”in yerine bir sıfat veya sıfat yerine geçen bir “past participle” kullanılabilir. * That lesson made me tired. Şu ders beni yordu. * A lot of butter will make you fat. Çok tereyağ seni şişmanlatacak. * “ Because of“ tan sonra bir isim veya isim yerine “gerund“ gelir. Fakat “because”dan sonra bir cümle gelmelidir. * I went to İzmir because of love. Aşk yüzünden İzmir’e gittim. * I went to İzmir because Ayşe lives there. Ayşe orada yaşadığı için İzmir’e gittim. * They couldn’t come here because of the rain. Onlar yağmur yüzünden buraya gelemediler. * They could’t come here because it began to rain. Onlar buraya gelemediler, çünkü yağmur başladı. * Burada “because of”dan sonra konulan isim yerine bir “gerund” getirilebilir. * I wasted my time because of wating for Ayşe all day long. Gün boyunca Ayşe’yi beklemek yüzünden vaktimi harcadım.