If Clauses
Şart demek, bir şeyin meydana gelebilmesi için ondan önce başka bir şeyin olması gerektiği demektir. Şartlı cümleler iki kısımdan oluşur.TYPES OF CONDITIONAL SENTENCES (Şartlı Cümle Türleri)
Temel olarak 5 tür şartlı cümle vardır.
TYPE 0
Cause and Effect - Habitual results - Advice/Commands
Sebep ve sonuç - Alışılagelmiş sonuçlar - Tavsiye /Emirler
Bu tip koşullu cümleler genel doğrular hakkında
konuşulurken kullanılmaktadır. Aynız zamanda neden ve
sonuç, gerçekler, alışılagelmiş tepkiler, emirler ve
tavsiye için kullanılmaktadır.
Çoğunlukla kullanılan şekli ;
If + Simple Present , Simple Present
- If you heat the metal , it expands. (sebep - sonuç )
(Eğer metalı ısıtırsan, genişler.)
- I can"t sleep at night , if I drink coffee.
(alışılagelmiş sonuç)
(Eğer kahve içersem, geceleri uyuyamıyorum.)
- If you have problems , talk to your teacher.
(tavsiye )
(Eğer problemlerin varsa, öğretmeninle konuş.)
- Don"t wait for me if I am late this evening. (emir)
(Bu akşam eğer geç kalırsam, beni bekleme.)
- I get angry if someone shouts at me. (alışılagelmiş
tepki)
(Eğer birisi bana bağırırsa kızarım.)
- If you boil water , it evaporates. (neden & sonuç)
(Eğer suyu kaynatırsan, buharlaşır.)
- I usually eat a few biscuits if I get hungry before
lunch time. (alışılagelmiş tepki)
(Yemekten önce acıkırsam genellikle bir kaç bisküvi
yiyorum.)
- If you go round the world , you return to the same
point. (genel doğru)
(Eğer bütün dünyayı dolaşırsan, aynı noktaya geri
dönersin.)
"When" bu tür şartlı cümlelerde "if" in yerine
kullanılabilir.
- If it is hot , I wear thin clothes. (= When it is
hot, I wear thin clothes.)
(Hava sıcak olursa, ince giysiler giyerim = Hava sıcak
olduğunda ince giysiler giyerim.)
- The door opens if you turn the switch ( = when you
turn the switch the door opens)
(Anahtarı çevirirsen kapı açılır = Anahtarı
çevirdiğinde kapı açılır.)
- If you do not want to put on weight don"t eat too
much . (tavsiye)
(Eğer kilo almak istemiyorsan çok fazla yeme.)
- If you feel sick , see the doctor. (tavsiye)
(Eğer hasta hissediyorsan, doktora görün.)
- Stop smoking and take up a sport if you want to keep
fit. (tavsiye)
(Formda kalmak istiyorsan sigarayı bırak ve spor yap.)
Note : Bazı kaynaklarda tavsiye ve emirler 1. tip
şartlı cümleler kısmında açıklanmış olabilir.
TYPE 1
True in the Present or Future
Şu Anda yada Gelecekteki Gerçekler / Doğrular
1.Tip koşullu cümleler gelecekte olması muhtemel bir
olayı düşünürsek ne olacağını anlatmak için
kullanılır.
Çoğunlukla kullanılan şekli:
If + Simple Present, WILL future
*Truth (Gerçek)=> It may rain . If so , we will eat
inside.
========> (Yağmur yağabilir. Eğer öyle olursa, içeride
yiyeceğiz.)
*Conditional Sentence (Şartlı cümle)=> If it rains we
will eat inside.
========> (Eğer yağmur yağarsa içeride yiyeceğiz.)
*Truth => The cat might die . In that case , Arda will
be upset.
========> (Kedi ölebilir. Bu durumda, Arda üzülecek.)
*Conditional Sentence => If the cat dies , Arda will
be upset.
========> (Eğer kedi ölürse, Arda üzülecek.)
*Truth => It is possible that Steve will enter the
competition. And if he does, I am sure he will win.
========> (Steve muhtemelen yarışmaya katılacak. Ve
eğer katılırsa eminim ki kazanacak.)
*Conditional Sentence => If Steve enters the
competition, he will win.
========> (Eğer Steve yarışmaya girerse, kazanacak.)
*Truth => Why don"t you ask for a pay rise ? You"ll
probably get one.
========> (Neden maaşına zam istemiyorsun? Muhtemelen
alacaksın.)
*Conditional Sentence => If you ask for a pay rise ,
you will probably get one.
========> (Eğer maaşına zam istersen, muhtemelen
alacaksın.)
*Truth => The office may be closed . In that case , we
won"t be able to get in.
========> (Ofis kapanmış olabilir. Bu durumda içeriye
giremeyeceğiz.)
*Conditional Sentence => If the office is closed we
won"t be able to get in.
========> (Eğer ofis kapalıysa içeriye giremeyeceğiz.)
*Truth => The picture may be valuable . If so , we can
sell it.
========> (Resim değerli olabilir. Eğer öyleyse, onu
satabiliriz.)
*Conditional Sentence => If the pic is valuable , we
can sell it.
========> (Eğer resim değerliyse, onu satabiliriz.)
*Truth => It is probable that Mary won"t come . In
that case , the party will be cancelled.
========> (Büyük ihtimalle Mary gelmeyecek. Bu durumda
parti iptal edilecek.)
*Conditional Sentence => If Mary doesn"t come , the
part will be cancelled.
========> (Eğer Mary gelmezse, parti iptal edilecek.)
**Eğer if li cümlede anlatılan eylem gelecek ile
bağlantılıysa, gelecek zaman yerine geniş zaman
kullanıyoruz :
*Truth => Perhaps she will come tomorrow. Then we will
work together.
========> (Belki de o yarın gelecek. O zaman birlikte
çalışacağız.)
*Conditional Sentence => If she comes tomorrow, we
will work together.
========> (Eğer yarın gelirse, birlikte çalışacağız.)
*Truth => Perhaps it won"t rain at the weekend . Then
we will go on a picnic.
========> (Belki de hafta sonu yağmur yağmayacak. O
zaman pikniğe gideceğiz.)
*Conditional Sentence => If it does not rain at the
weekend , we will go on a picnic.
========> (Eğer hafta sonu yağmur yağmazsa, pikniğe
gideceğiz.)
IF CLAUSES Type 2, Type 3
TYPE-2
UNTRUE IN THE PRESENT OR FUTURE
Şu Anda ya da Gelecekte Doğru Olmayan
*Type 2 ile hayali durumlar hakkında konuşuyoruz ve
ana cümlede de onların hayali sonuçları hakkında
tahminlerde bulunuyoruz bu nedenle bu tip cümleler
"Hayali Şart" olarak ta isimlendirilmektedir. Geçmiş
zaman kullanılmasına rağmen aslında geçmiş zamandan
bahsedilmemektedir. Bu nedenle gerçek olmayan geçmiş
diye adlandırılmıştır.
En yaygın kullanım şekli:
IF + SIMPLE PAST, WOULD + V1(Fiilin 1. hali)
*Truth=>I don"t have enough money now, so I can"t lend
you any.(Present)
=====> (Şimdi yeterli param yok, bu nedenle sana hiç
borç veremem.)
*Conditional Sentence=>If I had enough money, I
would lend you some.
=====> (Eğer yeterli param olsaydı, sana biraz borç
verirdim.)
**Örnekteki durum şu an gerçek olmayan bir durudan
bahsetmektedir. Kişinin şu anda parası yoktur, eğer
olsaydı verebileceğinden bahsetmektedir. Olması mümkün
olmayan bir şey olduğu için buna "Hayali" denmektedir.
Cİğer cümlelerden de daha iyi anlaşılacaktır.
*Truth=> I am not rich , so I can not buy a villa in
Kuşadası.
=====> (Zengin değilim, bu nedenle Kuşadasın"da bir
villa alamam.)
*Conditional Sentence=> If I were rich , I
would buy a villa in Kusadası.
=====> (Eğer zengin olsaydım, Kuşadasın"da bir villa
alırdım.)
*Truth=> She is so shy ; That is why she doesn"t enjoy
parties.
=====> (O çok utangaçtır; Bu nedenle partilerde
eğlenmez.)
*Conditional Sentence=> If she weren"t so shy ,
she would enjoy parties.
=====> (Eğer bu kadar utangaç olmasaydı, partilerde
eğlenirdi.)
*Truth=> We haven"t central heating , so the house is
rather cold.
=====> (Merkezi ısınmamız yok, bu yüzden ev oldukça
soğuk.)
*Conditional Sentence=> If we had central heating ,
the house wouldn"t be cold.
=====> (Eğer merkezi ısıtmamız olsaydı, ev soğuk
olmazdı.)
*Truth=> I live near my office , so I don"t spend much
time travelling to work.
=====> (Ofisime yakın bi yerde oturuyorum, bu nedenle
işe giderken fazla zaman harcamıyorum.)
*Cond. Sentence=> If I didn"t live near my office , I
would spend much time travelling to work.
=====> (Eğer ofisimin yakınında oturmasaydım, işe
giderken çok zaman harcardım.)
*Truth=> Because I cannot drive , I cannot take the
car.
=====> (Araba süremediğim için, arabayı alamıyorum.)
*Cond. Sentence=> If I could drive , I could take the
car.
=====> (Eğer araba sürebilseydim, arabayı
alabilirdim.)
*Truth=>I will work tomorrow, so I can"t come to the
cinema with you.
=====> (Yarın çalışacağım, Bu nedenle senle sinemaya
gelemem.)
*Cond. Sentence=>If I didn"t have to work tomorrow,
I"d come to the cinema with you.
=====> (Eğer yarın çalışmak zorunda olmasaydım, senle
sinemaya gelebilirdim.)
*Truth=> He never shaves so he looks unattractive.
=====> (O, hiç bir zaman traş olmaz, bu nedenle itici
görünür.)
*Cond. Sentence=> If he shaved , he wouldn"t look
unattractive.
=====> (Eğer traş olsaydı, itici görünmezdi.)
TYPE-3
UNTRUE IN THE PAST
Geçmişte Gerçek Olmayan
* Type 3, zaman geçmiş olduğunda ve if caluse daki
eylem olmadığından şartın terine getirilemediği zaman
kullanılmaktadır.Yani artık o eylemin meydana gelmesi
imkansızdır.
En yaygın kullanım şekli:
IF + PAST PERFECT, WOULD HAVE V3
*Truth =>She didn"t study hard enough ,so she didn"t
pass the test.
=====> (O yeterince sıkı çalışmadı, bu nedenle testi
geçemedi.)
*Conditional Sentence: If she had studied hard enough,
she would have passed the test.
=====> (Eğer yeterince sıkı çalışsaydı, testi
geçerdi.)
*Truth => I drove so fast , so I had an accident.
=====> (Arabayı çok hızlı sürdüm, bu nedenle kaza
yaptım.)
*Conditional Sentence: If I hadn"t driven so fast, I
wouldn"t have had an accident.
=====> (Eğer çok hızlı sürmeseydim, kaza yapmazdım.)
*Truth => Merve and Sinem didn"t see the signal, so
they didn"t stop.
=====> (Merve ve Sinem işareti görmediler, bu yüzden
durmadılar.)
*Conditional Sentence: If Merve and Sinem had seen the
signal , they would have stopped.
=====> (Eğer Merve ve Sinem işareti görseydiler,
dururlardı.)
*Truth => It was raining , so I didn"t take the kids
to the beach.
=====> (Yağmur yağıyordu, bu nedenle çocukları plaja
götürmedim.)
*Cond. Sentence: If it had not been raining, I would
take the kids to the beach.
=====> (Eğer yağmur yağmasaydı, çocukları plaja
götürürdüm.)
*Truth => We didn"t go by air because we hadn"t enough
money.
=====> (Hava yoluyla gitmedik çünkü yeterli paramız
yoktu.)
*Cond. Sentence: If we had had enough money, we would
have gone by air.
=====> (Eğer yeterli paramız olsaydı, hava yoluyla
giderdik.)
*Truth => The exit door were blocked , so people
couldn"t escape from the burning wall.
=====> Çıkış kapası kapanmıştı, bu nedenle insanlar
yanan duvardan kaçamadılar.
*Cond. Sentence: People could have escaped from the
burning wall if the exit door hadn"t been blocked.
=====>Eğer çıkış kapısı kapılı olmasaydı, yanan
duvardan insanlar kaçabilirdi.
*Truth=> She was late for work, because she didn"t
hear the clock ring.
=====> (O işe geç kaltı, çünkü saatin zilini duymadı.)
*Cond. Sentence: If she had heard the clock ring, she
wouldn"t have been late for work.
=====> (Eğer saatin zilini duysaydı, işe geç
kalmazdı.)
Karma Tip