RENKLER Brown kahverengi Pink pembe White beyaz Black siyah Yellow sarı Red kırmızı Green yeşil Purple mor Grey gri Blue mavi Orange turuncu
Curriculum vitae = CV = özgeçmiş Education - eğitim/tahsil experience -deneyim/tecrübe military situation -askerlik durumu marital status-medeni hal (evli/bekar?) nationality -milliyet driving licence ehliyet date of birthday -doğum tarihi references referanslar languages -diller Hobbies- hobiler
Ucakla seyahat Flight number = Ucus sayisi,numarasi Destination = varacaginiz yer Gate number = cikis kapisi Last call = son cagri Delayed = rotarli Now boarding = simdi hareket ediyor Passport control = Pasaport kontrol Baggage reclaim = Bagajin beklendigi yer The check-in desk = Biletlerin onaylandigi yer The arrival hall = Gidilen yerde inis yeri The departure lounge = Bekleme odasi Boarding pass = Gecis belgesi Seat belt = emniyet kemeri land (v) = yere inmek Air steward = bay hostes Air stewardess = bayan hostes
Beautiful young people are accidents of nature/ Güzel genç insanlar doğanın kazalarıdır. Bunun doğrusu bu.
Kim, para kaybederse, çok şey kaybeder; -He, who loses money, loses much; Kim, arkadaş kaybederse, çok daha fazlasını kaybeder; He, who loses a friend, loses much more; Kim, inancını kaybederse, herşeyini kaybeder. He, who loses faith, loses all.
Burada belli kişiden bahsediliyorsa başına özne konur, genelden bahsediliyorsa who yeterli.
Hayatınıza birçok insan girip çıkacaktır. -Many people will walk in and out of your life. Fakat yalnız gerçek arkadaşlar kalbinizde izler bırakacaklar. -But only true friends will leave footprints in your heart. ------------------------------------------------------------------------------------------------- Kendini eleştirmek için aklını kullan; -To handle yourself, use your head;
Başkalarını eleştirmek için kalbini kullan. -To handle others, use your heart. --------------------------------------------------------------------------------------------
Sinir sadece tehlikeden kısa bir harfdir -Anger is only one letter short of danger. -----------------------------------------------------------------------------------------------
Eğer bir kimse size bir kez ihanet ederse, bu onun hatası; -If someone betrays you once, it is his fault; Eğer birkimse size ikinci kez ihanet ederse, bu sizin hatanız. -If he betrays you twice, it is your fault. ---------------------------------------------------------------------------------------------- Büyük zihinler fikirleri tartışırlar; -Great minds discuss ideas; Orta zihinler olayları tartışırlar; -Average minds discuss events; Küçük zihinler insanları tartışırlar. -Small minds discuss people. -----------------------------------------------------------------------------------------------
Kim, para kaybederse, çok şey kaybeder; -He, who loses money, loses much; Kim, arkadaş kaybederse, çok daha fazlasını kaybeder; He, who loses a friend, loses much more; Kim, inancını kaybederse, herşeyini kaybeder. He, who loses faith, loses all. ---------------------------------------------------------------------------------------------
Olağanüstü genç insanlar doğanın bir kazasıdır. -Beautiful young people are accidents of nature, ----------------------------------------------------------------------------------------------
Başkalarının yanlışlarından öğrenin. -Learn from the mistakes of others. Bunların hepsini kendiniz yapacak kadar uzun yaşayamazsınız. -You can't live long enough to make them all yourself. -------------------------------------------------------------------------------------------
Yesterday is history. Dün tarihtir Tomorrow is mystery. Yarın bir sırdır Today is a gift. Bugün, ise bir hediyedir.
Merhaba. Hello. Günaydın. Good morning. Tünaydın. Good afternoon. İyi günler. Have a nice day. İyi akşamlar. Good evening. İyi geceler. Good night. Bir şey değil. You’re welcome. Nasılsınız? How are you? Sağolun, iyim. Thank you. I’m fine. Evet. Yes. Hayır. No. Hanım. Mrs. Bey. Mr. Lütfen. Please. Affedersiniz. Excuse me. Acıktım. I’m hungry. Susadım. I’m thirsty. Kayboldum. I’m lost. Tamam. Ok. Önemli. That’s important İmdat. Help! Hoş geldiniz. Welcome Teşekkür ederim. Thank you. Allahısmarladık Bye bye. Güle güle. Good bye. Yine görüşürüz. See you later. Acele et. Hurry up. Anlıyorum. I understand. Anlamıyorum. I can’t understand. Biliyorum. I know. Bilmiyorum. I don’t know. İstiyorum. I want. İstemiyorum. I don’t want. Bana yardım edin. Help me. Dün. Yesterday. Bugün. Today. Yarın. Tomorrow. Sabah. Morning. Öğle. Afternoon. Akşam. Evening. Gece. Night. Burada. Here. Şurada. There. Orada. There. Sağda. On the right. Solda. On the left. Önde. On the front. Arkada. At the back. İlerde. Ahead. Tam karşıda, dosdoğru. straight ahead. Elimde var. yes, on hand. Elimde yok. no, not on hand. Merhaba. Hi. Nasılsınız? How are you?
Teşekkür ederim, iyim. Siz nasılsınız ? Thank you, I’m fine. How are you? Teşekkür ederim. Ben de iyim. Thank you, I’m fine, too. Adınız ne? What’s your name? Adım Roberto Carlos. Sizin adınız ne? My name is Roberto Carlos. What’s your name? Nerelisiniz? Where are you from?
irregular verbs (base) 1 abide abode abode awake awoke awoke awakened be was been bear bore born beat beat beaten become became become begin began begun behold beheld beheld bid bid bid bade bidden bind bound bound bite bit bitten bleed bled bled blow blew blown break broke broken bring brought brought build built built burn burnt burnt burst burst burst buy bought bought can could could catch caught caught choose chose chosen cling clung clung come came come cost cost cost creep crept crept cut cut cut dig dug dug do did done draw drew drawn drink drank drunk drive drove driven eat ate eaten fall fell fallen feed fed fed feel felt felt fight fought fought find found found fly flew flown forbid forbade forbidden forget forgot forgotten forgive forgave forgiven freeze froze frozen got. get got gotten give gave given go went gone grow grew grown hung hung hang hanged hanged have had had hear heard heard hide hid hidden hit hit hit hold held held hurt hurt hurt keep kept kept know knew known lay laid laid lead led led learn learned learnt leave left left lend lent lent let let let lie lay lain light lighted lit lighted,lit lose lost lost make made made mean meant meant meet met met mistake mistook mistaken pay paid paid
x irregular verbs (base) 2 put put put read read read ride rode ridden ring rang rung rise rose risen run ran run say said said see saw seen seek sought sought sell sold sold send sent sent set set set shake shook shaken shine shone shone shoot shot shot show showed showed, shown shrink shrank shrunk shut shut shut sing sang sung sink sank sunk sit sat sat sleep slept slept slide slid slid sow sowed sown speak spoke spoken spend spent spent spit spit spit spat spat spring sprang sprung stand stood stood steal stole stolen stick stuck stuck stink stank stunk strike struck struck swear swore sworn swim swam swum swing swung swung take took taken teach taught taught tear tore torn tell told told think thought thought throw threw thrown understand understood understood wake woke waked, woken wear wore worn weave wove woven weep wept wept wetted wetted wet wet wet win won won wring wrung wrung write wrote written
English alphabet a ( ey ) b (bi) c ( si ) d ( di ) e ( i) f ( ef) g ( ci) h (eyç) ı (ay) j ( cey) k (key) l ( el) m( em) n (en) o (o) p (pi) q (kü) r (ar) s ( es) t (ti) u (yu) v (vi) w (dabıl yu) x (eks) y (vay) z (zed)
Hic , irregular verbs (general) 1 yazmissin ya , bu ne demek ?Bunu cevirsen yeterli . Flemenkce`den ornek veriyim .
mastar..................simdiki zaman ........................gelecek zaman ------- ..................--------------- .........................--------------- KOmen -gelmek ......Ik kom -geliyorum ....................Ik zal komen -gelecegim ..............................We/wij komen-geliyoruz .............We/Wij zullen komen-gelecegiz Gaan -gitmek ...................ga ....................................... zal gaan .....................................gaan......... ............................zullen gaan ....
Gibi yapsan , cok zamanini alacak biliyorum ama bu sekilde ancak anlasilir olabilir .
x irregular verbs (general) 3 UNBEND,UNBENT UNBIND,UNBOUND UNDERBID,UNDERBID,,UNDERBIDDING mesela bu hangi zaman ?, bu kelimenin mastari ne ?, general ne demek ve oradaki 3 ne demek ?ben anlarsam duzenlemede sana yardimci olabilirim .
A - An -the A - AN - THE ( e - en - dı ) A - Bu artikel tekil isimlerin önüne gelir. İsimlerin belirsiz olduğunu anlatır. Yani herhangi bir isimden bahsederken kullanılır. İsimler sessiz bir harf ile başlıyorsa önüne (a) ön eki gelir. Sıfatların ve fiillerin önüne bu ek gelmez. Örnekler: a teacher (bir öğretmen) ( e tiiçhır ) a book (bir kitap) ( e buk ) a pencil (bir kalem) ( e pensıl ) AN - Bu artikel tekil isimlerin önüne gelir. İsimlerin belirsiz olduğunu anlatır. Yani herhangi bir isimden bahsederken kullanılır. İsimler sesli bir harf ile başlıyorsa önüne (an) ön eki gelir. Sıfatların ve fiillerin önüne bu ek gelmez. Örnekler: an umbrella (bir şemsiye) ( en ambırella ) an apple (bir elma) ( en epıl ) an architect (bir mimar) ( en arkitekt ) Çoğul isimler artikel almazlar. Tekil isim sessiz harf ile başlıyorsa "a", sesli harf ile başliyorsa "an" alır. Sesli ve sessiz harfler kelimelerin yazılışı değil okunuşuyla ilgilidir. Örneğin "university" kelimesinin ilk harfi sesli olduğu halde okunuşu "yunivörsiti" şeklinde olduğu için başına "a" gelir. Veya "hour" kelimesinin ilk harfi sessiz olduğu halde "aır" şeklinde okunduğundan kelimenin başına "an" gelmesi gerekir. THE - tekil veya çoğul isimler, eğer belirli iseler, o zaman her ikisi de (the) alır. The book (kitap) - The books (kitaplar) ( dı buks ) The apple (elma) - The apples (elmalar) ( dı eppıls ) The umbrella (şemsiye) - The umbrellas (şemsiyeler) ( dı ambırellas )
irregular verbs (base) 1 Ingilizcede duzenli ve duzensiz diye 2 cesit fiil vardir. Regular duzenli demektir. Irregular ise duzensiz. Duzenli fiilleri cumle icinde zamanlarina gore kullanirsiniz fakat duzensiz fiiller gecmis zamanini bu listeden faydalanarak kullanabilirsiniz. (Bu arada Ingilizcede de diger dillerde oldugu gibi bir kelimenin bir kac anlami vardir.) abide abode abode (ibayd aslinda ebayd gibi e-i arasi bi ton.) tahammul etmek. bir seye uymak. Davranmak. awake awoke awoke (iweyk) uyanmak uyandirmak. (mek mak eki basinda "to" ile olursa olur ama ben anlatabilmek icin oyle yaziyorum.) awakened be was been (bi-vaz-biin) ol(mak). cumlede yardimci fiil. is -are yerine gecmis zaman eki. bear bore born (biir-bore-born) benim klavyem q klavye oldugu icin okunuslarini tam veremiyorum. bear-biir ikinci i isik`in i`si gibi. Dayanmak. Tasimak. beat beat beaten (biyt-biyt-biiytin) okunuslarini ifade edemiyorum. hem kavyemden hem de tam olarak anlatilmiyor. duymak gerekiyor. o yuzden sadece anlamlarini yaziyorum. become became become Olmak. Yakismak. begin began begun Baslamak. Baslatmak. Meydana gelmek. behold beheld beheld Bakmak. Gormek. Farkina varmak. bid bid Fiyat teklifi.(acik artirima girmek) bid bade bidden bind bound bound Baglamak. Sarmak. Etrafini cevirmek. bite bit bitten Isirik. Isirmak. bleed bled bled Kanamak. blow blew blown Uflemek. break broke broken Kesmek. Kirmak. Kirik. Catlak. Acik. Aralik. bring brought brought Getirmek. build built built Yapmak. Kurmak. Insaa etmek. (bina-apartman) burn burnt burnt Yanik. Yanmak. burst burst burst Patlamak. buy bought bought Satin almak. can could could Yapabilmek. (I can read book- Kitap okuyaBILIRIM.) catch caught caught Tutmak. Yakalamak. Kavramak. choose chose chosen Secmek. cling clung clung Yapismak. SIKICA sarilmak. come came come Gelmek. cost cost cost Maliyet. creep crept crept Surunmek. Emeklemek. cut cut cut Kesmek. dig dug dug (Arkeolojik) Kazmak. do did done Yapmak. draw drew drawn Cekmek. Cekilis. Devam etmek. drink drank drunk Icmek. drive drove driven Surmek. Surucu. eat ate eaten Yemek. fall fell fallen Dusmek. Dusus. feed fed fed Beslemek. Yedirmek. feel felt felt Hissetmek. fight fought fought Kavga etmek. find found found Bulmak. Tespit etmek. fly flew flown Sinek. Ucmak. forbid forbade forbidden Yasaklamak. forget forgot forgotten Unutmak. forgive forgave forgiven Affetmek. Bagislamak. freeze froze frozen Cok usumek. Donmak. Dondurmak. got. get got gotten Elde etmek. give gave given Vermek. go went gone Gitmek. grow grew grown Buyumek. hung hung Asilmis. Asili hang hanged hangedAski. Asmak. Sallandirmak. Idam etmek.
have had had Sahip olmak. hear heard heard Duymak. hide hid hidden Saklamak. (Hide and seek- Saklambac) hit hit hit Vurmak. Carpmak. hold held held Tutmak. hurt hurt hurt Acitmak. keep kept kept Alamk, saklamak, bulundurmak. know knew known Bilmek. lay laid laid Yaymak, sermek, yatirmak. lead led led Goturmek, iade etmek. learn learned learnt Ogrenmek. leave left left Ayrilmak. (gitmek) lend lent lent Borc vermek. let let let Izin vermek. lie lay lain Yalan soylemek. light lighted lit lighted,lit Aydinlatmak. Isik yakmak. Isik. lose lost lost Kaybetmek. make made made Yapmak. mean meant meant Anlamina gelmek. meet met met Karsilasmak, rast gelmek. tanismak mistake mistook mistaken Yanlis, hata. pay paid paid Ucret. Odeme.
Monday -(mandey) Pazartesi Tuesday -(tüzdey) Salı Wednesday (vendsdey) çarş. Thursday-(törzday) perş. Friday -(fıraydey) Saturday (Saturdey) Cumartesi Sunday- (sandey) Pazar January (cenuery) ocak February (februeri) şubat March (març) mart April (eprıl)nisan May (mey) mayıs June (cun) haziran July (culay) temmuz August (ogust) ağustos September (septembır) eylül October (oktobır) ekim November (novembır) kasım December (disembır) aralık Spring ( sıpring) ilkbahar Summer (samır) yaz Autumn (outumn) sonbahar Winter (vintır) kış
foot [ayak] feet [ayaklar goose [kaz] geese [kazlar] tooth [dis] teeth [disler] louse [bit] lice [bitler] mouse [fare] mice [fareler] man [erkek] men [erkekler] woman [kadin] women [kadinlar] child [cocuk] children [cocuklar]
dog [kopek] dogs [kopekler] elephant [fil] elephants [filler] fish [balik] fishes [baliklar] deer [geyik] geyikler] sheep [koyun] koyunlar]
knife [picak] leafe [yaprak] life [hayat] loaf [somun] shelf [raf] thief [hirsiz] wife [es,kari] wolf [kurt]
there is some butter in the fridge [ buzdolabinda biraz terteyagi var] it was very cold in paris [paris'te hava cok soguktu] it's five miles to the nearest petrol station [en yakin benzin istasyonuna bes mil var] it look us two months to peint the whole flat [butun kati bayamak iki ayimizi aldi] it's great that she's out of hospital [onun hastaneden cikmasi sahane] it'seasy to make a mistake [bir hata yapmak kolaydir] they tried to opening the door [onlar kapiyi acmayi denediler] onions always make me cry [soganlar beni her zaman aglatir i love walking in the rain [yagmurda yurumeyi cok seviyorum] they are looking for a key [onlar bir anahtar ariyor]
What Can You Do? Ne Yapabilirsin? Who Is Coming To The Party? Partiye Kim Geliyor? Which Came First,the Chicken Or The Egg? Tavuk Mu Yumurtadan Cikar, Yumurtami Tavuktan? Whose Mother Is In Hospital? Kimin Annesi Hastanede Yatiyor? How's Your Sister Like? Kiz Kardesin Nasil Birisi? How Many People Came? Kac Kisi Geldi? How Tall Are You? Boyunuz Ne Kadar How Much Can You Carry? Ne Kadar Tasiya Bilirsiniz? Where Do You Live? Nerede Yasiyorsunuz? Why Did You Shout? Neden Bagirdin?
Günaydın. Good morning. Tünaydın. Good afternoon. İyi günler. Have a nice day. İyi akşamlar. Good evening. İyi geceler. Good night. Bir şey değil. You’re welcome. Nasılsınız? How are you? Sağolun, iyim. Thank you. I’m fine. Evet. Yes. Hayır. No. Hanım. Mrs. Bey. Mr. Lütfen. Please. Affedersiniz. Excuse me. Acıktım. I’m hungry. Susadım. I’m thirsty. Kayboldum. I’m lost. Tamam. Ok. Önemli. That’s important İmdat. Help! Hoş geldiniz. Welcome Teşekkür ederim. Thank you. Allahısmarladık Bye bye. Güle güle. Good bye. Yine görüşürüz. See you later. Acele et. Hurry up. Anlıyorum. I understand. Anlamıyorum. I can’t understand. Biliyorum. I know. Bilmiyorum. I don’t know. İstiyorum. I want. İstemiyorum. I don’t want. Bana yardım edin. Help me. Dün. Yesterday. Bugün. Today. Yarın. Tomorrow. Sabah. Morning. Öğle. Afternoon. Akşam. Evening. Gece. Night. Burada. Here. Şurada. There. Orada. There. Sağda. On the right. Solda. On the left. Önde. On the front. Arkada. At the back. İlerde. Ahead. Tam karşıda, dosdoğru. straight ahead. Elimde var. yes, on hand. Elimde yok. no, not on hand. Merhaba. Hi. Nasılsınız? How are you?
Teşekkür ederim, iyim. Siz nasılsınız ? Thank you, I’m fine. How are you? Teşekkür ederim. Ben de iyim. Thank you, I’m fine, too. Adınız ne? What’s your name? Adım Sedat ONAR. Sizin adınız ne? My name is Sedat ONAR. What’s your name? Nerelisiniz? Where are you from?
C harfi yanında a, o ve u varsa banko "k" okunur. Comfort, can, candy, car, camisole, cumin, cut, cushion, curve...
Eğer c den sonra e veya i geliyorsa ve bu kelime İngilizce'ye yabancı dilden gelmiş bir kelime değilse (bazen yabancı dilden gelse bile) banko "s" okunur, ceiling, center, cell, cinema, cigarette, citizen. Yabancı kelimelere örnek olarak Celtic (keltik) ve cello (çello) verilebilir, biri Gal dillerinden diğeri İtalyanca'dan gelmiştir.
C harfi yanına gelen l ve r harfleri c'nin k olarak okunmasını sağlar, claim, class, crash, crack, crazy...
C harfi yanına gelen y harfi "s" diye okunmasını sağlar; cyst, cynic..
C harfi yanına gelen h c'yi ç yapar.. change, charge, charm, chime...
Şimdi bu kurallara göre 2 c barındıran 2 kelimeye bakalım.
Circus: c yanında i, ilk c=s , c yanında u, ikinci c=k : "sörkıs"
Cyclone: c yanında y, ilk c=s, c yanında l, ikinci c=k: "sayklon"
Bu arada ben de 4 senedir özel İngilizce öğretmenliği yapıyorum, yardımcı olabilirim sorularınızı gördükçe=) Ama bunun gibi soruları cevaplamak daha mantıklı ve sizin açınızdan yararlı, tek tek yazılan cümlelerin veya kelimelerin insanın dil öğrenmesine pek katkısı olacağına inanmıyorum bu yüzden ben yazamayacağım, üzgünüm.
İşin alfabesi demişken bütün başlığı okuyunca çok önemli bir şeyin eksik olduğunu gördüm, irregular verb listesi bile var ama yeni başlayanlar için gramer bilgileri yok, bence elinizin altında bulunsun:
Ben ...im = I am -----> Ben zekiyim = I am intelligent (intellicınt) Sen ...sin= You are ------> Sen güzelsin = You are beautiful (biğutiful (herkes biitiful sanar nedense)) O ...dır= He/She/It is -------> O yorgundur = He/She is tired (tayrd) Biz ...iz= We are -------> Biz eğlenceliyiz = We are fun (fan) Siz ...siniz= You are ------> Siz kibarsınız = You are polite (polayt) Onlar ...dırlar= They are ------> Onlar hatalıdırlar = They are wrong (rong)
Objelerde ise, söz konusu obje tekilse "is", çoğulsa "are" olur. "Pencils are brown" "Sky is blue"
Geniş zaman: Ben yaparım ------> I do Sen yaparsın -------> You do O yapar ------> He/She/It does Biz yaparız ------> We do Siz yaparsınız -------> You do Onlar yaparlar -------> They do
Burada "do" fiili yerine her tür fiil getirilebilir, he ve she yanına geldiğinde sonuna "s" koymayı unutmayın. Gelecek ek "es" değil yalnızca "s" tir; does kelimesinde "e" harfi gelmesi Türkçe'deki kaynaştırma harflerinin gelmesi durumu gibi bir durumdan dolayıdır. Mesela I run (koşarım) ama He runs (o koşar). Bu He ve She için olan "s" yalnızca fiillerin sonuna gelir! Sıfatların ve isimlerin sonuna gelmez. Bunu bilmeniz bile çok şey değiştirir, dikkatli olalım.
Bir de çoğul eki olan "s" vardır ki bu We-You-They öznelerinin sonuna gelecek isimlere gelir. Fiillere ve sıfatlara gelmez.
İyelikler:
Benim = My ------> Benim gözlerim mavidir = My eyes are blue. (Dikkat edin, eyes yani çoğul olunca are oldu, is değil) Senin = Your --------> Senin saçın sarıdır = Your hair is yellow. (Bakın "hair is" hair are olmaz...) Onun = His (he ise)/ her (she ise) -------> Arabası kırmızıdır = Her car is red. (car da tekil, is olur) Bizim = Our ----------> Bizim evimiz pembedir = Our house is pink. (house tekil, is olur) Sizin = Your ---------> Sizin kalemleriniz siyah = Your pencils are black (pencils çoğul, are olur fakat "blacks olmaz! Çünkü black bir sıfattır, isim değildir.) Onların = Their ------> Onların etekleri uzun = Their skirts are long (skirts yine çoğul, yine are olur.)
ACHIEVE : BAŞARMAK, ÜSTESİNDEN GELMEK *I would like to achieve my targets...
RESOLVE : KARAR VERMEK *I resolved to buy a new car
RESOLVED (adj) : azimli kararli *She is a very resolved person and she can do whatever she want..
ASSUME : farz etmek, sanmak *I assumed that she was a super model
SOLVE : çözmek *I want you to solve this problem..
WITNESS: tanık EYEWITNESS: görgü tanığı
DUTY : vazife görev *to clean up your room is your duty...
I : Ben
You : Sen , siz
He : O, erkekler için
Se : O,kadınlar için
İt : O,cansız ve hayvanlar için
We: Biz
They: Onlar
What's your name? : Adınız ne? vats yor neym
I'm deniz yada My name is deniz : Adım deniz aym deniz may neym is deniz
Wher are you from? : Siz nerelisiniz? ver ar yu from
I'm from Turkey. : Türkiye'liyim aym from törki
Thank you very much. :Çok teşekkür ederim tenk yu veri maç
How are you? : Nasılsınız? hau ar yu
I'm fine. Yada Fine thanks and you İyiyim yada Teşekkür ederim iyiyim ya siz? aym fayn fayn tenks end yu
Mr. : Bay Mrs. =Bayan Miss.=Bayan evli olmayanlar için
How old are you? =Kaç yaşındasınız? hov old ar yu
I'm twentyseven years old.= 27 yaşındayım aym tıventi sevın years old
Hello = Merhaba Yes =Evet
No = Hayır Hi = Selam hay
Good morning = Günaydın Good aftenoon = Tünaydın gud morning gud aftırnun
Have a nice day = İyi günler Good evening = İyi akşamlar hev ı nays dey gud ivning
Good night = İyi geceler Please = Lütfen gud nayt piliz
All right = Pekala That's all right = Rica ederim ol rayt dets ol rayt
Goodbye = Güle güle , Allahaısmarladık gud bay
It's very kindof you. = Çok naziksiniz its veri kaynd ov yu
Please halp me. = Lütfen bana yardın edin piliz help mi
Don'tmention it = Çok rica ederim dont menşın it
This is Cem. = Bu Cem dis is cem
Wath's your surname? = Soy adınız ne? vats yor sörneym
My surname's Güneş may sörneymis
Nice to meet you. = Tanıştığımıza memnun oldum nays tu mit yu
How is it going? = Naber yada Nasıl gidiyor hov is it going
Are you miss deniz? = Siz bayan deniz misiniz? ar yu mis
Excuse me is your name Mr.Cem? = Afedersiniz adınız Cem mi? eksküz mi iz yor neym mistı
Let me intoduce myself to you. = Kendimi size taktim edeyim let mi intrıdyus mayself tu yu
This my friend Cem. = Bu benim arkadaşım Cem dis may frend
Where are you staying ? = Nerede kalıyorsunuz? ver ar yu steying
I'm staying at ... hotel = ... hotel de kalıyorum aym steying et ....
Do you like here? = Burayı sevdiniz mi? du yu layk it hiı
Mesleklerin isimleri bir sesli harfle başlıyorsa (a,e,i,o,u) "an" diğer durumlarda "a" getirilir.
Birkaç örnek=
an accountant = bir muhasebeci an architect = bir mimar a businessman = bi iş adamı a businesswoman = bir iş kadını a bus driver = bir otobüs sürücüsü a dentist = bir dişçi a doctor = bir doktor an engineer = bir mühendis a farmer = bir çifçi a fisherman = bir balıkçı a guide = bir rehber a housewife = bir ev kadını a lawyer = bir avukat a mnager = bir yönetici a nurse = bir hemşire a student = bi öğrenci a secretary = bir sekreter a shop assistant = bir tezgahtar a teacher = bir öğretmen
location(yer bildiren kelimeler) in-içinde on-üzerinde at-(-de,-da) next to- yanında under-altında behind-arkasında in front of-önünde near-yakınında between-ikişeyin arasında among-iki şeyden fazla şeyin arasında above -üzerinde(altındaki şeye değmeyen)