Sorumluluk kanunlara,nizamlara,prosedürlere ve mevzuatlara uymak demektir. Yöneticilerin görevi ise tüm bunları eşit bir şekilde herkese uygulamaktır.
Bir görevin sorumluluğunu alan yöneticinin bu görevinde adaletli ve bu adaleti uygulamak için cesaretli olması gerekir. Aksi takdirde bu yöneticiyle bir yerlere varmak sanıyorum imkansızdır.
Gerçek adalet herkese ama herkese aynı şekilde uygulanan adalettir.
Adaletin uygulanmasında samimiyet, maddi, manevi güç kesinlikle etken olmamalıdır.
Yüce rabbimiz bile bizlere her konuda Adil olmamız çağrısında bulunmuştur.
Çünkü Allah, adalet yapanları sever. (Mümtehine Suresi, 8)
Her konuda adil davranın. Şüphesiz Allah, adil olanları sever. (Hucurat Suresi, 9)
Tarihte hep Adil olan yöneticilerimiz,idarecilerimizin isimleri ve adilce yaptıkları hizmetler unutulmamış ve günümüze kadar gelmiştir.
Adalet beklemek, karşılaşılan bir durum karşısında, ikna olunmuş bir değerler bütününe göre olması gerekeni bekleme durumudur.
Her adaletsizlik, adaletsizliğe prim veren daha fazla kişiye gebedir.
Dünyadaki yaşamı yaşanılası olmaktan çıkartan en sakat durumlardan biri belki de bu adalet-adaletsizlik durumu…
Barışın hakim olabilmesi, insanların huzur ve mutluluk içinde yaşabilmesi ve insanların geleceğe umutla bakabilmeleri için, adaletin sağlanması ve herkes için verimli bir biçimde uygulanması son derece önemlidir.
Peygamberimiz haksızlığa asla tahammül edemez, haksızlık karşısında susan, kendini savunamayan kişiyi dilsiz şeytan olmakla nitelendirir, onun bu halini beğenmezdi.
Adalet kavramı ve hükmedildiğinde adaletle hükmedilmesi pek çok Kur’an ayetinde açıklanmış tavsiye ve emredilmiştir Kur’an ayetlerine göre samimi olarak iman etmiş bir kul, hakkı ve hukuku gözeterek herhangi bir konuda hüküm vereceği zaman adil ve tarafsız olur Yakınları aleyhine dahi olsa adaletten sapmaz Şahitliğini gizlemez Ölçüde, tartıda hesap ve kitapta dosdoğru olur İnsanları aldatmaz aralarında ayırım yapmaz Aralarında anlaşma bulunan düşman topluluklara karşı bile adaletli olur gerçeği saptırmaz Yetimin, öksüzün malını gözetir Ne kendi heva ve istekleri nede yakınlarının heva ve isteklerine göre hareket etmez Olay ve durumlara menfaat açısından değil doğruluk ve adalet açısından yaklaşır Karar vermeden önce dikkatli bir biçimde inceleme yapar Allah’ın adil olanları ve adaletle davrananları sevdiğini bilir
Bu konudaki Kur’an ayetlerinin bir kısmı şu şekilde gösterilebilir:
“Onların arasında hükmettiğin (idari karar verdiğin) zaman adaletle karar ver. Allah adaletli davrananları sever.” (Maide 42)
Allah’ın ayetlerini inkâr edenler, peygamberleri haksız yere öldürenler ve insanlardan adaleti emredenleri öldürenler; işte onlara acıklı bir azabı müjdele (Ali İmran Suresi Ayet 21)
Şüphesiz Allah, size emanetleri ehline (sahiplerine) teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor Bununla Allah, size ne güzel öğüt veriyor Doğrusu Allah, işitendir, görendir (Nisa Suresi Ayet 58)
Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa, Allah için şahidler olarak adaleti ayakta tutun (Onlar) ister zengin olsun, ister fakir olsun; çünkü Allah onlara daha yakındır Öyleyse adaletten dönüp heva (tutkuları) nıza uymayın Eğer dilinizi eğip büker (sözü geveler) ya da yüz çevirirseniz, şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır (Nisa Suresi Ayet 135)
Ey iman edenler, adil şahidler olarak, Allah için, hakkı ayakta tutun Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletten alıkoymasın Adalet yapın O, takvaya daha yakındır Allah’tan korkup-sakının Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberi olandır (Maide Suresi Ayet 8 )
Onlar, yalana kulak tutanlardır, haram yiyicilerdir Sana gelirlerse aralarında hükmet veya onlardan yüz çevir Eğer onlardan yüz çevirecek olursan, sana hiçbir şeyle kesin olarak zarar veremezler Aralarında hükmedersen adaletle hükmet Şüphesiz, Allah, adaletle hüküm yürütenleri sever (Maide Suresi Ayet 42)
Şüphesiz Allah, adaleti, ihsanı, yakınlara vermeyi emreder; çirkin utanmazlıklardan (fahşadan), kötülüklerden ve zorbalıklardan sakındırır Size öğüt vermektedir, umulur ki öğüt alıp-düşünürsünüz (Nahl Suresi Ayet 90)
Ey Davud, gerçek şu ki, Biz seni yeryüzünde halife (yönetici) kıldık Öyleyse insanlar arasında hak ile hükmet, istek ve tutkulara (hevaya) uyma; sonra seni Allah’ın yolundan saptırır Şüphesiz Allah’ın yolundan sapanlara, hesap gününü unutmalarından dolayı şiddetli bir azab vardır (38 Sad Suresi Ayet 26)
Şu halde, sen bundan dolayı davet et ve emrolunduğun gibi doğru bir istikamet tuttur Onların heva (istek ve tutku) larına uyma Ve de ki: Allah’ın indirdiği her kitaba inandım Aranızda adaletli davranmakla emrolundum Allah, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir Bizim amellerimiz bizim, sizin amelleriniz sizindir Bizimle aranızda deliller getirerek tartışma ya (huccete gerek) yoktur Allah bizi bir araya getirip-toplayacaktır Dönüş O’nadır ” (Şura Suresi Ayet 15)
Tartıyı adaletle tutup-doğrultun ve tartıyı noksan tutmayın (Rahman Suresi Ayet 9)